10 Nisan 2014 Perşembe

Hoşça(!)kal...



Gidenlere güle güle, kalanlara da hoşçakal denir ya.

Ayrılıklarda her iki taraf da hoşçakal der.

Çünkü iki taraf da kalmıştır aslında.

Kalakalmıştır.

Gidecek yerleri yoktur henüz.

Hatta o hoşçakalın içinde “seni bıraktığım gibi kal” da vardır.

“Seni bıraktığım şu an, bitmişte olsa her şey, ben varım hala karşında. Gitme başka yerlere, benimle değilsen başkasıyla da olma” vardır.

Aslında “hoşça” yoktur “kal”ın içinde.

“Ben yoksam hoşluk da olmasın” vardır.

Sadece “kal” vardır.

“Kal de…!” vardır.


Hâlbuki her “hoşçakal” aslında “hoşgeldin”dir.

Onu da hayat söyler.
                                     Ömer TAMDOĞAN


Hata: Yaşamda Kalmanın Zorunlu Bedeli “Yaşam, mutlak doğruluk üzerine değil; yönetilebilir hata kapasitesi üzerine kuruludur.” İnsan çoğu za...